18 Tem 2022
Güneş enerjisinin doğrudan lazer denemelerinde kullanılması üzerine bir düşünce
18 Nis 2022
P5 Su tasarrufu üzerine bir düşünce
8 Mar 2022
Ş6 Pis
1
Bok herifler doldurmuşsa tüm meclisleri
Hem de kadınlı erkekli
Var bir bokluk hepimizde besbelli
2
Birikmiş kokulu gaz bağırsakta
Osursan bir türlü osurmasan başka
Dil ucunda hak edilmiş bin küfür
Etsen bir türlü etmesen başka
(Bugün Ukrayna, dün ve bugün Afganistan Irak Suriye Libya Yemen.....)
2 Eyl 2021
Ş5. Ermiş
Ermiş erdiğini sanırken
Erilecek yer değişti çoktan
Ek: Irmaklar arasında uğultular :
- Mutlak bir ermişlik durumu olamaz mı demek istiyorsun ?
- Öyle gibi. Her şey hareket halinde, dönüyor ve değişiyor. Erilecek yer niye sabit olsun ki.
-
10 Haz 2021
Ş4 ORA
Öyle bir yer ki ora
Ne tiyatrosu var ne şarabı
Sürekli çay içen sakinleri
Cin gibi bakarlar da
Ne olanı görürler
Ne gelmekte olanı
6 May 2021
Ş3 Kitap
Bir kitap yazılsa
En çok beş on sayfa olsa
Ama her şeyi anlatsa
Anlamıyorsam sorun bende olsa
Olsun, ilerde bir gün
Birazını anlasam
Düz yazı
O oluşmakta olan mıdır ?
Belki çok 'önce' vardı
Ama bir nedenle tüm yasaları ve şeyleri dağıttı gitti
Yeni bir şekilde yeniden oluşmaya bakıyordu belki
Her aralıktan sızarak
Bambaşka biçimlere bürünüp denemeler yaparak
Yok, ne o fil, ne o yılan
Ne o böcek,
Ne o sevdiğin kız ya da erkek olamaz gibi
Daha zamanı var sanki
(Ara ver ve bunu tekrar düşün, sonra tekrar düşün...)
( O yerine Onlar mı? Fakat O denebilecek kadar da birleşmiş.)
Dere
Nice dereler akıyordu
Kiminin çamurlu
Kiminin berrak sularından içtik
2 Nis 2020
K2: Aktif karbon filtre ile virüs yakalama, beyinde tutulum için dışarıdan beyin uyarımı
Aklıma iki fikir geldi.
1. Aktif karbon, mikronluk kanallarıyla virüsleri de yakalayabilir mi ?
Hastane, market, fabrika gibi insan yoğunluğu olan ortamlarda, çok fazla havayı filtre edebilen güçlü fanlara sahip aktif karbon hava filtreleri virüsleri tutarak işe yarayabilir mi ? Elektrostatik hayaller de eklenebilir.
2. Bir değerli hocamızın bir mesajında , bazı hastaların beyin MR’larında tutulum olduğu ve solunum yetmezliğinin sadece akciğer değil bu beyin tutulumundan kaynaklanabileceğinden söz ediliyordu.
Bu doğruysa beyne dışarıdan etki edebilecek elimizde neler var ? Benim bildiğim şunlar :
a. TMS, rTMS gibi transkraniyal manyetik uyarım cihazları
b. NIR kızılötesi lazerler veya daha ucuza LED lerle ışık uyarımı
Fakat bu yöntemlerin virüsün etkinliğini artırabileceği de dikkate alınmalı.
Ve elde hiçbir veri yok, bu iş körün taşı hesabı.
Bir Anadolu deyimi herhalde “körün taşı” . Fakat bazen hedefi vurabilir bir körün taşı.
Ek1 : rTMS öncelikli olabilir ve değişken manyetik alanlar doğrudan akciğer üzerinde de belki denenebilir. AC üzerinde olumlu veya virüs üzerinde etkileri olabilir mi ?
Bazı kliniklerde bu cihaz var ve örneğin ilaçların işe yaramadığı kimi majör depresyon tedavisinde kullanılıyorlar. Böyle hazır bir cihazla testler yapıldıktan sonra benzeri bir cihazı yerli olarak tasarlayacak firmalar/mühendisler vardır.
Ek2 : Bir yakınımın gönderdiği bilgiye göre, aktif karbonlu maskenin virüs için koruması %10 gibi çok düşük. N95 veya FFP1 maskelerde bu oran %95. Önerim maske değil bir çeşit hava temizleyici idi ama tek başına karbon kullanılırsa orada da -bu bilgi doğruysa- işe yaramaz görünüyor. Fakat aktarılan bu bilgi de yanlış olabilir. Hangi aktif karbonlu filtreyi kullandılar, sahte miydi filan gibi sorular da akla geliyor.
1 Nis 2020
Ş2. Bilemezsiniz
2
Küçük deniz feneri (2014)
Küçük bir deniz feneriyim
Çoğu büyük geminin rotası dışında
Bir küçük adanın burnunda
Yağım bitmiş, sönmüştü ışığım
Tenekelerce yağ getirdi mesajın
Umutlandım, yeniden ışıdım
Nasılsa yolu düşen küçük tekneler
Sayende rotalarını düzelttiler
3
Köpekleri sevmeli ama dikkatli olmalıyız
İnsanları sevmeli ama dikkatli olmalıyız
Kendimizi sevmeli ama dikkatli olmalıyız
23 Mar 2020
K1 - Esans kullanmadan evde kolonya üretmek ve onun farklı bir kullanımı
Bu mücadelede çok daha işe yarar fikirler sunmak isterdim ama sıfırdan iyidir diyerek, dezenfektan olarak kullanılabilen kolonya üretmekten söz edeceğim.
Öncelikle etil alkole ihtiyacınız var. Denatüre etil alkol yasal satın alınabilir bir madde. (Denatüre alkol şu: içki yapılmasını önlemek üzere tat bozucu maddeler katılmış alkol). Ne yazık ki bunların da fiyatları zıplamış durumda. İki nedeni var : 1. Dezenfektan olarak kolonyaya talebin artmasıyla fırsatçıların fiyatı şişirmesi. 2. Alkol, şeker fabrikalarının çok ucuza üretilen bir yan ürünüydü. Şeker fabrikalarının özelleştirilip yok edilmesiyle şimdi sanırım sadece ithalata kaldık.
1. Limon aromasının elde edilmesi.
İki adet limon kabuğu rendelenir ve bir kavanoz içinde 80 derece etil alkol içinde dinlendirilir. (hacim olarak %80 alkol, %20 su karışımı) . Kavanoz akla geldikçe çalkalanır. Bir gün sonra dahi iyi sonuç aldım ama birkaç gün beklenebilir. (Alkol iyi bir çözücü)
2. Beklemenin ardından kaba filtre kağıdı -ve huni- ile süzülür (Filtre kağıdı kimya malzemeleri satıcılarında bulunabilir) . Filtre kahve için kimi marketlerde satılan filtre kağıtları da kullanılabilir. Hiçbiri yoksa çökme sağlandıktan sonra şırınga ile üstten çekilebilir.
3. Var olan 400ml boş kolonya şişesine 80 derece alkol doldurdum ( 4 birim alkol, 1 birim su). Sonra elde edilen limon aromasından 20ml şırınga ile çekip ekledim. (10cc'lik şırınga ile 2 kez). Çalkala tamam. Eşim kardeşim annem pek beğendi.
B. Akla gelen bir kolonya uygulama fikri :
Basit maskelerin virüsten korunmak için pek işe yaramadığına dair yazılar okudum.
Kalabalık bir ortama -diyelim market- girmeden önce maske üzerine, taşıdığınız küçük sprey şişeden kolonya püskürtülür ve maske takılır. Maske bu şekilde daha koruyucu olabilir. Ama süreniz kısa. Çünkü alkol hızlı buharlaşır. Belki arada 1-2 kez daha kolonya sıkılabilir.
(Bu sadece bir düşünce, işe yaradığı kanıtlanmış değil)
Ek1 : Kapaklı bir plastik kap içinde 80 derecelik alkol (4 birim alkol, 1 birim su), kullandığınız maskelerin atılmayıp, dezenfekte edilerek tekrar kullanılmasını sağlayabilir. Maskeyi çıkarınca bu kabın içine atıp 5 dakika bekleyin ve sonra asıp kurutun. Arasıra sabunla da yıkanabilir.
Bu sadece bir tasarruf tedbiri değil, belli mi olur, yarın öbür gün basit maskeleri dahi bulamayabiliriz.
(Bir süre sonra maskenin zarar görüp görmediği kontrol edilmeli ve eğer öyleyse atılmalı)
DİKKAT : ALKOL YANICI, KOLAY ALEVLENEN BİR MADDEDİR. ATEŞTEN UZAK TUTUN
12 Mar 2020
Ş1. Haydar
3 Mar 2020
Biyoloji - Kısa ömürlü çürük yapılar
22 Şub 2020
AKIŞ Buralarda aşırı hızlandı
1. AKIŞ, bizim üzerimizden yapay zeka/robotlar ve onların üzerinden de henüz kestirilemeyen yapılarla yoluna devam edebilir. ( 1.Biyolojik/organik-inorganik ayrımları bizim uydurmamız ve biyolojik dediğimiz yapıların ne kadar kısa ömürlü ve çürük olduğu da ortada. 2. Kestirilmesi zor yeni gelecek olanlar, sürekli kendini onaran ve geliştiren, bu nedenle de tıp bilimine gerek duymadan ömrü sınırsız veya ona yaklaşanlar olabilir. Aynı zamanda, türemeye veya sınırlı türese bile cinsiyet ayrımına gerek yoktur, taciz tecavüz k-cinayet rezalet sıfır) Bu şık gerçekleşirse, dileğim, bizimle yeni tür arasındaki geçişin acısız veya az acılı olmasıdır. (Ek: Gerçi biz birbirimizi yeterince acıtıyoruz)
2. İnsanlık, bunların gelişmesine bile izin vermeden her şeyi değil ama çok şeyi yok edebilir. (nükleer savaş veya ulaşılan bilgilerin sorumsuzca ve aşırı kullanımı vs.. ) . O zaman AKIŞ burada geçici bir süre durur, nice dere kurur. Evrenin her yerinde ve her yönde devam etmekle birlikte.
Yarattıkları her şey birbirini yiyordu
27 Ara 2019
29 Eki 2019
Delice birkaç soru
"Doğada herşey dengelidir" sözü üzerine bir çağrışım oluştu :
Dengeli midir diyesim var.
Evrende bir sınır tanımazlık , yasa tanımazlık olabilir mi ?
Atomaltı parçacıklardan bize kadar gelen bu akış sınır tanımazlığın
bir işareti olabilir mi ?
Şu an üzerinde çalışılan fizik , geçici bir dönemin yasalarını
çözmeye çalışıyor olabilir mi ?
Yasa masa yok mu esasında ? (veya sürekli devinen, değişen yasalar)
Mesela ışık şimdilik mi saniyede 300000 km yol katediyor ? Hep
böylemiydi ? Böyle mi olacak ?
Ek1 : Değerli bir Fizikçi hocamız sağolsun kırmadı, okudu ve şu mesajı gönderdi :
Ek3 : Büyük patlama, 13.8 milyar yıl önce yasaların dönüp değiştiği bir an olabilir mi ?
Ve daha 'yavaş' değişimler de mümkün olabilir mi ?
Ek4 : Aynı hocamız şu mesajı ve linki gönderdi sonradan :
13 Eyl 2019
Yuval Noah Harari’den bir okuma
Harari adını ve kitaplarını yakın bir iki dost dahil çok kişiden duydum.
Bu siteye girip kitap özetinin 15. sayfasına bakarsanız şu başlık var :
Sonra, 22. sayfanın başlarında şu cümle var İran’ dan bahisle : “İki büyük düşmanları Irak ve ABD, savaşa tutuştu, bu savaşla ikisinin de Ortadoğu batağına duyduğu iştah tarumar oldu ve ganimete İran kondu. “
Harari, bir dakika ya! Irak ve ABD savaşa tutuşmadı. Irak, ABD ve destekleyen batılı ülkeler tarafından uçaklar füzeler şunlar bunlarla işgale uğradı, mahvedildi. Milyonlar öldürüldü. Bir ganimet varsa buna konan da İran değil. Yıllardır da Suriye üzerinde çalışıyorlar.
Öldürülen ve göç ettirilen milyonlardan, Ege denizinde boğulan çocuklardan haberi yok mu Harari’nin ? İnsanlığın -uygar geçinenler başta olmak üzere- ahlaki hiçbir başarısı yoktur, her şey tam tersine işaret ediyor !
6 Ağu 2019
Temiz Bir Sayfa Açmak – Psikiyatrinin çaresizliği
Arasıra aldığım ‘Popular Science Türkiye’ dergisinin Temmuz 2019 sayısında şu makale dikkatimi çekti:
Sayfa 47, başlık şu : “Temiz bir sayfa açmak”
Alt başlık : Yeni araştırmalar, kötü anıları silerek travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlara yardım etmeyi amaçlıyor. (TSSB, ingilizce PTSD)
Yazının başlangıcından :
“Uyumaktan korkuyordum çünkü hep aynı şeyleri görerek uyanıyordum. Savaş ve ölüm.” Bunlar bir yılda 250 çarpışmaya katılan ABD ordusunun eski sıhhiye eri Nico Walker’ın kısa süre önce The Times’a sarf ettiği sözler.”
Biraz özet : Nico, çölde onca ölüm ve yıkıma şahit olmuş, döndükten sonra tekrarlayan kabuslar görmüş, sürekli tedirginlik ve duygusal kopma yaşamış, eroin bağımlısı olup banka soymuş. Hala hapisteymiş.
Uzatmayacağım. Yazının devamında amigdala, temporal lob, frontal lob, prefrontal korteks, kemirgenler üzerinde yapılan temel araştırmalar, farenin ayağına elektrik şoku verilmesi, giderek anıları değiştirmek konusuna gelinen bir sürü ıvır zıvır var.
Kısaca anıları yok etme, silme üzerinde çalışmışlar. (örümcek, yılan fobisi falan filan üzerinde anı silinme etkisi gözlemlenmiş)
İnsanı robota dönüştürmedikçe başaramazlar !
Üstelik Nico bir savaşçı değil, sıhhiyeci ! Öbürleri ne durumda ve saldırdıkları insanlar ne durumda ?
TSSB konusunda ve birçok konuda bence psikiyatristler çaresiz.
Böyle yalan dolan araştırmalarla olmaz bu işler !
Çaresi belli, Atamız söylemiş : "Yurtta barış, dünyada barış" .
31 Tem 2019
Evrensel
29 Tem 2019
P4 : Alzheimer hastaları için bir umut - Işık ve ses sinyalleriyle beyin uyarımı
Haberi ilk kez HBT dergisi 157. sayıda okumuştum. (Herkese Bilim ve Teknoloji 29 Mart 2019). Oldukça yeni, Mart 2019’da MIT’de yayınlanmış bir araştırma ile ilgiliydi. Biraz daha fazla ayrıntıyı Türkçe HBT 157. sayıda veya İngilizce MIT’in şu yayınında okuyabilirsiniz :
http://news.mit.edu/2019/brain-wave-stimulation-improve-alzheimers-0314
Kısaca özetlemek gerekirse, 40Hz frekansta ışık ve ses titreşimleri birlikte kullanıldığında,eş zamanlı olarak beyin dalgaları tetiklenerek, bu görsel ve işitsel uyarımla farelerde çok başarılı sonuçlar alınmış.
Bu konu benim için ayrıca ilginç. Geçmiş yıllarda kafatasını aşabilen lazerlerle, beyin dalgalarının lazer frekansıyla eş zamanlı olarak tetiklenebileceği üzerine düşüncem vardı ama test edecek alet edevat yoktu. Demek, işitsel ve görsel (ses-ışık) uyaranlar bile bunu sağlayabiliyor. İlginç !
Yöntem henüz sadece fareler üzerinde ama başarıyla test edilmiş. Tek sorun iyileşmenin kalıcı olmaması. Uygulama durdurulduktan kısa süre sonra fare beyinleri eski hallerine geri dönmüşler. Bu keyfe keder, insanda da işe yarasın yeter. Uygulama tamamen kesilmeyip daha seyrek aralıklarla devam ettirilebilir.
Bence biraz elektronik bilgisi olanlar için insan üzerindeki çalışmaları beklemeye gerek yok, çünkü yöntem çok basit . Amatör elektronikçiler dahi bir şeyler yapabilir. Yaklaşık 40Hz frekansa ayarlanmış bir 555'li devre bir transistör üzerinden yeterince güçlü LED'leri sürebilir ve bir RC filtre üzerinden alınan ses frekansı, bir aktif PC bas hoparlörüne gönderilebilir.
Bu çalışmaya ek yapılabilecek bir düşünce de aklıma geldi (patentsiz fikir kısmı bu) :
Dokunma duyusunu da işin içine katmak için (beynin başka bazı bölgelerini de olasılıkla tetiklemek üzere) eş zamanlı olarak parmak ucu veya başka bir yere cilt üzerinden 40Hz titreşim vermek (mekanik veya elektriksel).
İkinci olarak, yüksek tepe gücü olan bir kızılötesi lazer (808,850 veya 905nm) , 40 Hz frekansla doğrudan veya ikincil frekansla modüle edilerek kafatası üzerine uygulanabilir.
Son düşünceye bir ek daha : Bu lazer uyarımı tek başına da denenebilir (ön testlerle eş zamanlı beyin dalgalarını tetiklediği saptanırsa -eeg). Ve saçların traş edilmesini önlemek üzere, yeterli sayıda -diyelim 5 - lazer ışığı, ince fiber optik kablolar ile saçların arasından ve farklı noktalardan gönderilebilir. Gerekirse ve mümkünse, çıkışta ışın açısını daraltmak için küçük mercekler kullanarak . Ama fiber çıkışı veya kullanılıyorsa merceklerin kolaylıkla temizlenmesi içinde bir şeyler düşünmek gerekir. İlk yöntemin basitliği tabii ki şaşırtıcı, herhalde önce o yolda gidilmeli..
Bu basit yöntem işe yararsa kahkahalarla gülecek ve çalışmanın başındaki Li-Huei Tsai’ye sonsuz teşekkürler edeceğiz ! (Şimdiden teşekkürler)
Ek1 : 90 yaş civarında bir yakınım üzerinde, birkaç ay uygulamaya rağmen bir başarı sağlanamadı. (Görebileceği konumda küçük bir LED video ışık kaynağı 40Hz frekansta titreştirildi ve sinyal RC filtre üzerinden bir aktif bas hoparlörüne veriliyordu (ışık+ses) ). Akla gelenler : 1. İnsan için sihirli frekans farelerden farklı olabilir ki buna ilişkin bir not okumuştum. 2. Uygulamada farklılık olabilir. Örneğin daha geniş boyutlu bir ışık kaynağı ve uygun konumlandırma . 3. Yöntemin ileri evrelerde etkisi 0 veya zayıf olabilir.












